Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
[x]

deviantART

 

Devious Journal Entry

Wed Apr 15, 2009, 9:03 AM
Nedir bu tradişinıl fotogfi poetry kutu kutu pense gulu gulu vak vak anlamıyorum hemşerim , zaten kategoriye koymakta güçlük çekiyorum birçok şeyi birde gavurcası olunca iyice salağa dönüyorum. Entel dantel olmak ne zor zanaat.

TRedışınıl spastik fotografi pornografic emotional postmodern animatic poet.

  • Mood: Neutral
  • Listening to: Pilli Bebek - Kara diller
  • Drinking: Kahve

Gel

Wed Jan 9, 2008, 3:50 PM
Gel!

Ne olduğunu neye benzediğini bilmiyorum , ne düşündüğünü. Düşmanım belki de katilim bile olabilirsin , bunun hakkında hiçbir fikrim yok ama sen yine de gel.

Yakacak mısın , donduracak mısın , kurutacak mısın , saldıracak mısın , sonum mu olacaksın bilmem , belki de ölümsün ama yine de gel. Sana ihtiyacım olduğundan değil belki , sırf sen istiyorsun diye gel yada bunu bana hissettir ve sonra da git istersen.

Bu yazı(cık) sonsuzluğuma bir armağan..

Evet ben sonsuzum. Benden ötesi , berisi yok belki benden öte sen olursun geldiğinde ama gidişin ile birlikte yine başa dönecek bu döngü.

Gel!

Kendinden başka bir değerin yoksa gel. Tüm aptallığınla gel , sivri bir zeka ile gel , silahlarınla gel , hediyelerinle gel , düşüncelerinle , düşüncesizliğinle hatta küfür ve lanetlerinle gel. Kabul binlerce kabul.

Sen de benim gibi cahil isen gel ve öğret bana kendi cehaletini çünkü sana öğreteceğim ben kendimikini.Bir yavru kedi kadar masum isen gel süt kasesini devirerek başlayalım suçlarımıza. Koca bir "0" ol ve sağıma alayım seni , istersen sonra beni sıfırla ve sola al. Anladım ki matematiğim çok zayıfmış.

Gel!

Soruların , sorguların , ağrıların , sancıların , susuzluğun hatta suskunluğun ile gel. Boşver herşeyi boşluklara taş atı p seslerini müzik zannedelim sonra o boşlukların nasıl dolduğunu seyredelim.

Yoksa görmez misin?

O zaman sen de benim gibisin görmezliğin verdiği kör cesaret ile gel ama kesinlikle yalnız gel. Heryer kapkara iken ışık olmaya gel . Hissetmeyi bilirsen bende ışık sezeceksin.

Yoksa hissiz misin?

Anestezik düşler kurduğunda hayallerim ile uçuşlarıma eşlik edersin. Büyülü bir halı olur bendeki hayaller düşlere.

Gel!

Ecel gibi arkadan gel ve ben ne olup bittiğini anlamadan gir içeri. İki kahve yapayım kendime , neden iki tane yaptığımı düşünürken uykusuzluğum ol. Sen uyu , ben uykusuzluğu ruhumda hissederken tüm rötarlarımı tekrar tekrar anayım ve ansızın bir geceyarısı soğuk bir tren vagonunda ölü düşlerim bulunsun.

Gel!

Gidişleri seviyorsan bile gel. Birlikte severiz o gidişleri. Kokular ve korkularımız o trenin yağ kokularına karıştığında bil ki aslında şairin/yazarın anlattığı aslında bir yolculuk değil her defasında başa dönen bir kısır döngünün ince elenip sık dokunmuş detayları. Kısır döngüler ve detaylar da mı gelişine engel? O zaman birçoğunun sevdiği gibi geliyormuş taklidi yap , bende gelmişsin sayarak gittiğine şaşırmış taklidi yapayım hatta hala kalıyormuş gibi de davranabilirim.

Boşver!

Artık sadece birkaç kelime kaldı gelemeyişler için ki gitmekten bahsedemiyorum bile.



Penceremden içeri girmeyen rüzgara armağan ...

  • Mood: Neutral
  • Listening to: Pink Floyd - Time
  • Eating: EtiCin
  • Drinking: Kahve

Dogum Gunum

Tue Dec 18, 2007, 2:53 PM
Bugün doğum günüm.

Ve düşünüyorum ne ayrıcalığı olabilir ana rahminden çıktığım bir günün yıl dönümlerinin diğer günlerden?

Aslında yok; sadece güzel şeylerle süsleyebildiğimiz günler güzel. Cenaze gibi bir doğum günü hediyesini arifesinde aldım ve teşekkür ediyorum bunun için. Belki ben sevgiyi bilmiyorum , sevgiyi anlamıyorum belki de hiçbirşeyi anlamıyorum ama anladığım birşey var; ileride bir çukur/uçurum görsem de istikametimi değiştirmiyorum yürümeye değer bulduğum yolumu. Yanlış yada doğru , bir fikir beyan edemem.


Bugün doğum günüm.

Bir muhasebe günü,tartı günü olacak bugün. Belki hayatımdaki herkese bir not yada değerlendirme yazarım , ölçerim biçerim tartarım ve kantarımda nelerin/kimlerin ağır bastığını anlarım tabii ki kimin kantarında kaç kilo geldiğimi de anlamaya çalışırım. Bunu bilmek zor olsada aklımın yettiğince uğraşırım bunun için.

Gözucuyla baktığım , sevdiğim/sevmediğim tepecikler dağ olmuş haberim yok. Doğum günleri gelip geçtikçe farkındalık artıyor ama bununla birlikte birşeyler de azalıyor. Görüyorum.

Bugün doğum günüm.

Ve ben aldığım her yaşı sırtıma koyup dolgun bir çuval ile kambur bir şekilde yürümeye razıyım artık. Çünkü çuvaldaki herşey ileride kendi karnımı ve fakirleri doyuracak.

Haa sevmek mi beni sevmeyeni bende sevmeyeceğim; kalbim deli çarpıntılar ve derin ağrılar çekse bile kendimi hırpalamak pahasına bile olsa. Üzgünüm. Kaçanın aksi istikametinde koşmak gerek bazen.

Bugün doğum günüm.

Amalia Rodrigues'in sesi ve müziği hiç bu kadar güzel gelmemişti ruhuma.Son olarak herkese benden armağan olsun bu dilini bilmediğim kadının hüzünlü sesi.

Lanet olası gün işte benim doğum günüm.

Kutlu yada mutlu değil , sadece fabrika çıkış tarihim. Bir manası olsaydı çoktan fark ederdim. Bana derinden hakaretler edenler , anca gazlı kalemin elde bıraktığı iz kadar ömür verenler kutlamasın bu aptal günü . Doğum günüm hepinize kutlu olsun bana olamadı ama başkalarına olsun , lanet olsun *!㯶00|0d0-*

Neyse;

Biraz daha devam edersem adressiz bir şekilde ve kime ettiğimi bile bilmeden ana-avrat dümdüz devam etme gafletine düşebilirim.

Güle güle ....


Küçük Atakan

  • Mood: Disbelief
  • Listening to: ilhan irem - bugun benim dogum gunum
  • Reading: okuyan yerlerim agrImakta
  • Watching: SalaklIgImI
  • Playing: Cakmak
  • Eating: mIsIr gevregi
  • Drinking: ..........

Yok Artık

Fri Nov 16, 2007, 6:28 AM
Öldün mü bebeğim?

Yok yok ölemezsin seni ben doğurdum erkek halimle. Kürtaj için çok geçti , büyüdün intihar ettin. Benim mutsuzluğum seni mutlu ediyordu kendine bile kıyardın bunun için.

O kadar bencildim ki bencilliğini kendiminki ile besliyor ve ruhunu okşuyordum. Sesizce boşalıyordun aldığın zevki bana hissettirmemek için. Gururumu gururuna serdim ben küçüldüm sen dev(e) oldun , ben görünmezdim sen taş oldun.

Öldün mü bebeğim?

Yok yok ölemezsin seni ben öldürdüm çocuk halimle. Çok korktun ama bayılıyordun palyaçolara boş vakitlerinde. Yazdıkça daha da seviyordum seni ama artık yazdıkça siliniyor odamın hayalet desenleri.

Sevdin mi bebeğim ?

Sen kal sağlıcakla , ben sevmeyi unutmakktayım sen daha ne olduğunu el yordamıyla öğrenmeye çalışı;p fiyaskolarının zevklerinde köşe olurken.

Ne üç kuruşluk aklın ne beş paralık ruhun nede şekilsiz bedenin yeter tarafımdan sevilmeye.

SURATIN İĞRENÇ , KİMLERDEN SÖYLE YÜZ BULDUN ?
VÜCUDUN KİREÇ , SÖYLE BÖYLE Mİ PAK OLDUN ?

  • Mood: Anger
  • Listening to: Hayko Cepkin - Kaos
  • Eating: Peynir
  • Drinking: RakI

Herkese yeni bir nefesle merhaba .....

Sat Jul 7, 2007, 2:46 AM
Yeni bir sayfa , yeni bir gün .

Altı üstü beş metreydi dertlerimin birikimi , bertaraf etme vakti gelmiş Hayko Cepkin'in(Ömer Hayyam'ın) dediği gibi. Bir deli olarak yeni bir bakış açısıyla gözlerimi karartarak bakacağım o deli güneşe.

Yalan söyleyen o kadar şarkı var ki içimden geçen , umursamamaya çalışmak en güzeli.

Sözleri yok şarkılarımın , melodileri şapkama sakladım gerektiği zamanda çıkarmak üzere.

Cahil bir şairi seviyorum ben , mavi deli gömleğini , grip* olmak için sokaklarda sevgilimle (tabii ki emanet gitarım o sevgili) gecenin en geç saatlerine kadar kayalara sunduğum şarkısız repertuarımı , eski rüyalarımı bulanıklaştırırcasına zamansız uykularımı seviyorum.

Bu kabiliyetsiz eller belki eğitilebilirse resim çizmeye bile başlar . Hatta belki paylaşımlarım arasında yer alır o çizimler. Kafamdakiler kağıda yansıyabilirse ; melodilerim kağıda tacizlerde bulunabilir ve kapısı açılır kocaman buzdan kalelerimin.


*grip olunca insan geçici olarak koku alamaz"

  • Mood: Neutral
  • Listening to: Hayko Cepkin - Bertaraf et
  • Playing: Gitar
  • Eating: Çubuk kraker
  • Drinking: Prtakal suyu

Sponsored By Ninja Assassin

Journal History

Site Map